Bakan Çubukçu, Özel Okullar Birligi Sempozyumuna Katildi
Bakan Çubukçu, ‘Özel Okullar Birliği Sempozyumu’na Katıldı
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Türkiye Özel Okullar Birliği tarafından Antalya’da düzenlenen “Okulda Yenilenme” konulu sempozyumun açılışına katıldı.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Türkiye Özel Okullar Birliği tarafından düzenlenen “Okulda Yenilenme” konulu sempozyuma katıldı. Antalya Sheraton Otel'de düzenlenen Sempozyumun açılışında konuşan Bakan Çubukçu, sorunların tartışılmasında ve çözüm arayışlarında bu tür platformların önemli açılımlar ve fırsatlar sunduğunu söyledi.
Özel okulların, eğitim sistemine çok yönlü katkı sağlayan kurumlar olduğunu ifade eden Bakan Çubukçu, “Özel okullarımız da eğitim kalitesinin
artırılmasında birçok yeniliğin eğitim sistemimize girmesinde ve yeni eğitim yaklaşımlarının eğitimimize kazandırılmasında öncü bir görev üstlenmektedir”
diye konuştu
çabasına katkıda bulunacağını belirten Bakan Çubukçu, “Okullarımızın çağın gerektirdiği eğitim ortamlarına kavuşması için yaptığımız çalışmalar sonucunda
eğitimin fiziki alt yapısında çok önemli gelişmeler elde ettik. Büyük bir mutlulukla söyleyebiliriz ki özel ve resmi okulların tamamı birçok batı ülkesinde
bulunmayan standartlara sahiptir” dedi.
Bakan Çubukçu, resmi okullarda olumlu gelişmeler yaşanırken, özel okullarda da eğitimin kalitesini artırma yönünde kayda değer gelişmelerin sağlandığını vurgulayan Bakan Çubukçu, “Bunları söylerken bu kıyaslamayı yapmayı doğru da bulmuyorum. Özel eğitimi milli eğitimin alternatifi değil, kardeşi, yakını, paydaşı olarak görüyorum. Özel okullar her yıl yapılan SBS ve ÖSS sınavlarında ulusal ve uluslararası bilim olimpiyatlarında, sosyal ve sportif yarışmalarda öne çıkmaktadır” diye konuştu.
Özel okulların küresel ekonomik kriz ortamında öğrenci sayısını 25 bin artırarak, 419 bine çıkardığına dikkati çeken Bakan Çubukçu, bu başarının kendiliğinden olmadığını, önemli fedakarlıklar yapıldığını söyledi. Özel okulların, eğitimin önemli bir parçası olduğunu dile getiren Bakan Çubukçu, özel okullardaki öğrenci sayısının artırılması için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.
Bakan Çubukçu, özel okulların eğitime verdiği desteğin devlete ciddi anlamda katkı sağladığını belirterek, özel okulların sadece okul yatırımı yapmada değil, eğitimdeki kaliteyi artırmada, iyi yetişmiş öğrenci profilini geliştirmede önemli rol oynadığını vurguladı. Bakan Çubukçu, Milli Eğitim Bakanlığının 2010-2014 Stratejik Planı'na da değinerek, bu planda özel okulların eğitim sektörüne yatırım yapmaya teşvik edilmesinin, daha çok kişinin özel öğretim kurumlarından yararlanmasının sağlanmasına yer verildiğini kaydetti.
Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrencilerin oranının AB ülkeleri, Orta Doğu ve Doğu Bloku ülkelerinden çok geride olduğunu ifade eden Bakan Çubukçu, “Strateji planımızda özel öğretimin genel eğitimimiz içindeki payını 2014 yılı sonuna kadar yüzde 2,76'dan yüzde 5'e çıkarmak bir alt hedef olarak belirlenmiştir” diye konuştu.
Yeni mevzuat çalışmalarıyla özel okulların sorunlarının giderilmesine devam edildiğini anlatan Bakan Çubukçu, özel okulların sınavlarda veya bilim, kültür, sanat, spor gibi alanlarda başarılı olan öğrencilere karşılıksız burs imkanı sağlandığını anımsattı.
Bakan Çubukçu, Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi'nde de özel okulların lehine önemli değişiklikler yapılacağını duyurdu.
Açılışta konuşan Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük de, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun okul öncesi eğitimin gelişmesine verdiği katkıları hatırlattı. Şu anda resmi olarak bin 280 anaokulunun faaliyet gösterdiğini belirten Küçük, Bakan Çubukçu'nun girişimleriyle sadece bu yıl özel anaokullarındaki öğrenci sayısının yüzde 24 arttığına dikkati çekti.
Mehmet Küçük, Türkiye'de özel okulculuğun gelişmemesinden her kesimin şikayetçi olduğunu, Bakan Nimet Çubukçu'nun talimatlarıyla bu konuda da çalışmalara başladıklarını anlattı. Maliye Bakanlığı bürokratlarının da bu konuda çalışmaları olduğuna değinen Küçük, özel eğitime destek için ülkenin ekonomik şartları elverdiği ölçüde birtakım çalışmalar yapılabileceğini dile getirdi. Dünyada özel okulculuk çalışmalarının Türkiye'ye göre çok daha gelişmiş seviyede olduğuna işaret eden Küçük, şöyle konuştu: “Fransa'da ilköğretimde öğrencilerin yüzde 18'i, orta öğretimde yüzde 31'i, Avusturalya'da ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 31'i, orta öğretimdekilerin yüzde 27'si, Japonya'da ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 6'sı, orta öğretimdekilerin yüzde 30'u, Arjantin'de ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 21'i, orta öğretimdekilerin yüzde 29'u, İspanya'da ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 33'ü, ortaöğretimde yüzde 23'ü, ABD'de ilköğretim öğrencilerinin yüzde 10'u, ortaöğretimdeki öğrencilerin yüzde 9'u özel okullara gitmektedir. Ülkemizde ilköğretimde bu oran yüzde 2,5, orta öğretimde yüzde 3, okul öncesinde rakam fazla olduğu için Türkiye ortalamamız bütün okullar düzeyinde yüzde 3'e bu yıl itibariyle yükselmiş durumdadır.”
Mehmet Küçük, Türkiye'deki özel okullarda 727 bin kontenjanı bulunduğunu, bunun 400 bininin dolu olduğunu ifade etti. Özel okullardaki doluluk oranının yüzde 58 olduğunu aktaran Küçük, “Özel okullarımız, hiç yatırım yapmadan, mevcut kapasiteleriyle beraber şu anda 308 bin öğrenci daha alabilecek durumda. Bir taraftan özel okullarda boşluk varken, diğer taraftan biz devlet olarak okul yapmak durumundayız. Çünkü hala bazı illerimizde, bölgelerimizde ciddi derslik sıkıntımız var” diye konuştu.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan da, bilim ve teknolojinin hızla ilerlediğini söyledi. Öğrencilerin çoğunlukla okul öğretmeninin ve sistemin bir adım önünde olduğunu vurgulayan Gülan, bu sempozyumla yenilenmeye ihtiyaç olup olmadığını masaya yatırmak istediklerini bildirdi.
Özel okulculuk ve özel öğretim kurumlarının önünde pek çok sorun olduğuna değinen Gülan, yeni yürürlüğe giren 5580 sayılı Kanun'da da değişiklik ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Dünyada bütün ülkelerde özel okulculuğa mali destek sağlandığını vurgulayan Gülan, şöyle devam etti: “Dünyada istisnasız bütün ülkeler özel öğretime mali destek sağlarken, ne bizler, ne de velilerimize böyle bir mali yardımda bulunulmamaktadır. Mali destek alamıyoruz. Hatta veliden aldığımız öğrenim ücretinin neredeyse üçte birini devlete ödüyoruz ve yine de ayakta durmaya çalışıyoruz. Eğitim-öğretim hayatımıza devam edebilmek için öğrencimizi bulmaya ihtiyacımız var. Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrencimizi bulmakta bize imkan sağlayacak tedbirler almasını arzu ediyoruz.
Gülan, dünyada özel okullaşma oranının gelişmiş ülkelerde yüzde 25 olduğunu, 10-15 yıl önce demir perde gerisinde kalan ülkelerde bile bu oranın yüzde 14'lere kadar yükseldiğini kaydetti. Afrika'da yüzde 6 olan bu oranın Türkiye'de hala yüzde 3'ler seviyesinde kaldığını belirten Gülan, şunları söyledi: “Tüm dünya ağır bir ekonomik kriz yaşadı. Halen etkileri devam ediyor. Pek çok kurumumuz kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Gerek yüksek öğrenime, gerek ortaöğretime öğrenci seçmede kullanılan merkezi sistemlerimiz sorunlu. Her iki sınav da eğitimi bitirmiş, öğretimi de yozlaştırmış durumda. Yaratmak ve üretmek yerine, sunulandan seçmeyi aşılıyoruz.”
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'de eğitime verilen örneğe de işaret eden Gülan, şöyle devam etti: “Birinci Dünya Savaşı sona ermiş, Kurtuluş Savaşı'nın ilk yılları. Karşı devlet orduları Polatlı'ya, yani Ankara'nın 80 kilometre yakınına kadar yaklaşmış. Ülke kurtuluş savaşı veriyor. Ulu Önder Atatürk, Ankara'da Milli Eğitim Kurultayı toplamış, yeni kuracağı Türkiye Cumhuriyeti'nin milli eğitim ihtiyacını karşılamak için. Altını çizerek belirtmek istiyorum: Ne kendimizi, ne yaptığımız işi Atamızla kıyaslamak niyetinde değiliz, ama biliniz yaptığımız herşeyde Ulu Önderimiz'i örnek alıyoruz ve O'nun yolunda yürümeye devam edeceğiz.”
Antalya Vali Yardımcısı Yıldırım Uçar da, Antalya'nın çocuk ve gençlik dostu bir kent olduğunu ifade ettiği konuşmasında ildeki özel okullaşma oranının Türkiye ortalamasının üzerinde, yüzde 5'ler seviyesinde olduğunu, burada özel eğitim kurumlarının katkısının yadsınamayacağını söyledi. Özel okulların devlete büyük desteği olduğunu belirten Uçar, teknolojideki hızlı gelişimin mutlaka takip edilmesi, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için öncelikle eğitimcilerin eğitilmesi gerektiğini bildirdi. Bilgisayar teknolojisi sayesinde çocukların kendilerini çok hızlı geliştirdiğine değinen Uçar, “Burada bir yenilenme gerekiyor. Eğitimcinin kendini yenilemesi ve o bilgileri o çocuktan önce alması veya paylaşması gerekiyor” diye konuştu.
Uçar, özel okulların sportif faaliyetler konusunda da çocuklara devlet okullarından daha fazla yarar sağladığını, genç nüfusun bu ihtiyaçlarının mutlaka karşılanması gerektiğini dile getirdi.
Özel okullar ile devlet okulları arasında rekabet oluştuğuna da dikkati çeken Uçar, “Devlet kurumları arasında iddialı kamu kurumları da var. İdareci arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz özel eğitim kurumlarından geride kalmak istemiyor. Bu da rekabeti ve kaliteyi beraberinde getiriyor. Sizler eğitimdeki kalitenin de önünü açıyorsunuz” dedi.
.



Bu MAkalyi PAylaşın